Merih Gökçek
cem | 10 AÄŸustos 2007 |
Etiketler: alt yapı, ankara, baraj, belediye, belediye başkanı, beyin yıkama, büyük şehir, dsi, global ısınma, hipnoz, israf, istanbul, izmir, kaçak, kadir topbaş, kesinti, kuraklık, melih gökçek, sefalet, su, yalan
Sıkıştığında; beyin yıkama. Su tasarrufunda son nokta!
Yıllardır yapılan uyarılara raÄŸmen kuraklık konusunda hiç bir hazırlık yapılmamış. BaÅŸka hangi konularda, nelerin yapılmadığını bilmiyoruz; gelecekte başımıza gelen felaketlerde öğreneceÄŸiz. Muhtemelen o zaman da yöneticiler televizyon televizyon gezip, suçu ona buna (hepsinden fenası) Allah’a atacaklar.
Yol, kaldırım, üst geçit yapmak; kaymak. Neden; çünkü ihaleler hep “emmioÄŸluna” iniyor. Ancak çeÅŸitli konularda önlem alıp yatırım yapmak kaymak deÄŸil. Neden; çünkü “emmioÄŸlu”nun kafası ancak yol, kaldırım yapmaya basıyor. Ayrıca hiç de karlı deÄŸil!
Bunu okuyan, bunları hatırladı:
“50-60 bin kiÅŸi bir süre Ankara’dan ayrılsın“- Zaman. “Son 13 yıldır Gökçek 1 metrelik dahi altyapı yatırımı yapmadı” - Milliyet. “Havuzlara, aÄŸaçlara milyon dolarlar harcadı, altyapı yapmadı” “Allah’ın arkasına sığınıyor“- NTVMSNBC. “Banyo yapmayın” “Tek çözüm Rabbimin yaÄŸmur vermesi, kar vermesi“- Hürriyet. “Su için Ankara’yı (2000 yılında) uyardık dikkate almadılar” - Arkitera.
“Merih Gökçek” hakkında 9 Yorum
komik olmuş eline sağlık resimler çok güzel oluyor.
bırakın su medyayı medya satışlarını arttırmak için sizi kullanıyor..ne bu kendini yönetemeye kendinden başkalarını sorumlu tutanlar
adam haklı büyüksehirde kendine yönetemeyenler memlektine dönsün…. yada bu ara ortalıkda gözükmesinler…
kartel, başkalarına olan kızgınlığın seni kör edip yanlışları görmeni engellemesin. ayrıca bu kadar faşist aroma bünyede koku yapar, aman dikkat.
düne kadar ankara’daydım ve suların verilmesinden iki gün sonrasına kadar susuz kaldım. sular verilmeden önce normal kesinti programı dahilinde susuzsdum, borular patlayınca uygulanan üç günlük kesintiye de maruz kaldım toplamda bir hafta su alamadım. kesinti programında su aldığım günlerde ise annemin evinin bulunduÄŸu ÅŸebekenin en üst kotunda olması sebebiyle bir gün gecikmeli su alıyordum. ankara’da bulunduÄŸum süre içerisinde suyun aktığı toplam gün sayısı iki ya da üç gün idi. bütün bunlardan sorumlu tek bir kiÅŸi görüyorum o da büyük ÅŸehrin büyük baÅŸkanı.
susuz yedi günün son üç gününü belediyenin 153 nolu telefonunu arayarak geçirdim, her seferinde en az beş dakika olmak üzere gayet ağır eleştirilerimi sundum. hepsinin kaydedildiğini hatta o esnada yetkililer tarafından dinlenildiğini söylediler. herkes bu yolla tepkisini dile getirebilir, dinlemiyorlarsa bile dinlemek zorunda kalacaklardır, dinleyip umursamıyorlarsa da çok fazla kişi aradıkça uykuları o kadar kaçacaktır. ben böyle düşünüyorum. umarım ankara halkı ödediği vergilerin karşılığını temel belediye hizmetleri olarak alır da sözde avrupa başkenti daha yaşanabilir bir yer olur.
[…] sayesinde keÅŸfettiÄŸim bir blog olan alelade.org, ÅŸurada bu konuyu çok güzel bir ÅŸekilde anlatmış. GrafiÄŸe […]
grafik süper olmuş. ana boruların patlamasıyla şehri susuzluğa boğan (!) İ. Melih Gökçek, sanırım bu 15 gün içerisinde gerek patlayan borulardan caddelere fışkıran sular sayesinde gerek en az 1 haftadır susuz yaşadığı için gelen suya(mecburen)saldıran insanların fazladan su harcamasıyla oldukça tasarruf yapmıştır. Gereğinden fazla depolanan sulardan ve bunların yol açacağı hastalık riskinden bahsetmedim bile.
Aslında orada traji komik bir durum var. Kuraklık sonucunda susuz kalınca hiç bir önlem alınmadıkları ve koskoca baÅŸkentin iÅŸinin Allah’a kaldığı ortaya çıktı. Durumu idare etmek için yaptıkları uygulamalar sırasında da su borularını patlatıp, alt yapının da ne derece çürümüş olduÄŸunu ortaya çıkardılar. Bir taÅŸta iki rezalet. Ben buna ilahi adalet diyorum.
Me”l”ih Gökçek olacaktı herhalde ![]()
Nayır, Merih Gökçek ![]()
Yorum Yap;



