Hayatı zorlaştıran bankalar
cem | 30 Nisan 2007 |
Etiketler: YokKredi kartımın ÅŸifresi bloke olmuÅŸ. MeÄŸersem artık ÅŸifre girmeden alışveriÅŸ yapılırsa ÅŸifre bloke oluyormuÅŸ. Bende HSBC’yi arayı verdim. Ancak karşılaÅŸtığım ÅŸapÅŸallıklar karşısında gülsemmi, aÄŸlasammı bilemedim. Haydi beraber karar verelim; gülsem mi, aÄŸlasam mı?
Şapşallık 1 : Bir düşünelim: Şifre girilmeden alışveriş yapıldığı için kartımın Şifresi bloke ediliyor! Ama kart bloke olayına neden olan aynı imza yöntemi ile halen kullanılabilir durumda! Ne kadar zekice değil mi?
Şapşallık 2: Daha fenası; telefon edip şifremin blokesini kaldırmamı istiyorlar. Yani ille de beni uğraştıracaklar!
Halbuki her türlü iletişim bilgim kendilerinde mevcut. Beni aramaları ve durumu kendileri düzeltmeleri gerekmez mi? Hani nerde müşteri memnuniyeti ve güvenlik?
Aradım.
Bana güvenlik adı altında bazı aile bilgilerimi, bazı kimlik bilgilerimi ve en son da “iÅŸ yeri bilgilerimi” sordular. Muhtemelen sistemlerindeki güncellenmemiÅŸ bilgilerden dolayı iÅŸ yeri bilgilerim doÄŸrulanmadı. Durumu belirtip baÅŸka soru rica ettim ancak “güvenlik dolayısıyla” bana yardımcı olamayacaklarını söylediler.
Şapşallık 3: Ne için bana yardımcı olmadılar? Kendi sistemlerindeki güncellenmemiş bir bilgi için. Müşteriye eziyet!
ÅžapÅŸallık 4: Peki bunu niye yapmadılar? Güvenlik için! Bu bilgi herhalde biri hakkında öğrenebileceÄŸiniz en kolay bilgidir; “nerede çalışıyor?”. Böyle bir bilgi üzerine güvenlik sistemi kurmak ne kadar zekice deÄŸil mi?
Tepem attı tabi. Biraz bağırdım çağırdım, istemeden. Sonrasında beni internete yönlendirdiler.
Şapşallık 5: Düşünün verdiğim bilgilerden dolayı beni güvenilir bulmadılar. Ancak aynı bilgilerle internetten işlemimi yapabileceğimi belirtip beni internete yönlendirdiler. Yani ben bir dolandırıcı olsaydım, bana çok yardımcı olmuş olacaklardı. Bunu yapanda HSBC gibi dünya çapında bir banka.
Basının reklam kaygısından dolayı haber yapmamasına raÄŸmen, internet üzerinden banka dolandırıcılığı ayyuka çıkmışken, HSBC’nin bu yönlendirici tavrı çok ilginç. Daha fenası yukarıda anlattığım çarpık güvenlik sistemleri ve bunu insanlara bir eziyete dönüştürmüş olmaları diÄŸer komik bir durum.
Bir günde beşi bir yerde yapıp zamanımı çaldıkları, sinirimi bozdukları, işimi gücümü böldükleri yetmiyormuş gibi kendi yarattıkları sorunumu da çözmediler! Neyse en azından benim sadece biraz canım sıkıldı ve biraz da zamanım kayboldu. Bir de çok ciddi paralar kaybedenler var;
Bak: Sanal Banka Mağdurları
Bak: Garanti Bankası Mağdurları
Ara: Google’da Banka MaÄŸdurları
“Hayatı zorlaÅŸtıran bankalar” hakkında 7 Yorum
bunun bi benzeri bana oldu.
meğerse interaktif bankacılık şifremi bilmiyormuşum, bankaya telefon edip halledeyim dedim. (iş bankası) hayatta gitmeyi en sevmediğim 2 yerden biri banka. (diğeri de pazar ne alakaysa, merak edersiniz yazayım)
neyse efendim, seksen tane soru sordular. nufüs cüzdanı seri numaramdan annemin soyadına. ama ev adresim yanlışmış. adama diyorum, nasıl olur, 5 senedir aynı yerde oturuyorum, baÅŸka adres olmuÅŸ olamaz. sonra da tutturdu “isminiz de yanlış” diye. göbek adım “s.” olarak görünüyormuÅŸ, ben adama tam halini söylüyorum, “olmaz burda böyle deÄŸil, banyaka git düzelt” diyor bana.
sinir krizleri geçirdim. şubeyi aradım. sizin beceriksizliğiniz, adımı adresimi yalan yanlış yazmanız yüzünden ben niye suçlu oluyorum diye kızdım. bir de iş bankası kıl, öğlenleri, ki işi okulu olan insanların en bankaya gidebileceği saatler oluyor bunlar, kapalı.
sonuçta ne oldu, bankanın hıyarlığından ben muzdarip oldum. tek bir harf yüzünden bir saat uğraştım. paranın gözü kör olsun efendim.
banka meselesi beni de çıltırtiyir. hele o telefon bankacılığı yok mu! yapmak istediğim işlemi hiç bir zaman bulamıyorum. artık menülerde dolaşmaktan buhran geliyor. bir gün olmadıki bir banka işlemimi kolay halledeyim, hep sorun hep sinir harbi.
ayrıca iş bankası okadar kötü, çıkarcı, memleket insanını insan yerine koymayan bir bankadır ki, bana yaptıklarını yazsam sayfa yetmez. ay bu bankanın ismini duymak beni deli edor şekerim, daha fazla yazmayayım tepem atıyor.
pazar dediğin çok şenlik yer yahu. ben bayılıyorum. sen neden sevmiyorsun, anlat hemen!
haha, o telefonde menü buhranı için türksel’e davet ediyorum seni, müşteri temsilcisini bulabilmek için tek elinde telefon varken aynı zamanda banyo yapabilmen, polise yakalanmadan araba kullanman, pastaya süs yapman ve bazen de su kayağı yapman gerekebiliyor.
pazar da çok kalabalık, her yerden ayrı insan bağırıyor, teyzeler insan ezip geçiyor, ablalar tişört üstü sütyen deniyor, pazarcı abilerim kafalarına don takıyor. utanıyorum, sıkılıyorum. üstüme geliyorlar aman. zaten hangisi dereotu hangisi maydonoz diye 10 dakika harcıyorum bi standın önünde, sonra hepsinden birer tane alıp geliyorum.
para tuzağı pazar!
habre yanlış yazıyorum, kıl oldum.
ah benim en büyük derdim “müşteri temsilcisini bulabilmek”. fena halde içim daralıyor bu call center’larda.
haha, pazar didiyin cümbüş be. köşeye çekilip izleyeceyn ![]()
hatasız kul olmaz gulüm.
Hep şikayet ediyor insanlar, memnun etmek imkansız. Son iki yılını bir özel bankada anlamsız, saçma, zırva, hakaret dolu, seviyesiz müşterilere laf antlatmaya çalışarak geçiren ben, bu yazınızda art niyet olduğunu düşüyorum. Benim gibi insanlar isyan ettiği için yakında telefonun diğer ucunda insan yerine aptal makineler bulacaksınız. Hadi onları aşağılayın, onlara bağırın çağırın, onları üstlerine şikayet edin de görelim!
Not: hiçbir bankayı korumak gibi bir görevim yok! Hepsinin canı cehenneme!
duygu, gönülümün baharı; seni çok iyi anlıyorum. üniversite yıllarımda benim de call center maceram olmuştu. hatta yaşadığımız komik olaylar ekşi sözlüğün tozlu entryleri arasında bir yerlerde yazılıdır hala.
gerçi bizim zamanımızda bu meslek ÅŸimdiki kadar disiplinli, sistematik ve acımasızca deÄŸildi ama yine de call center çalışanına “bu 2 seneden fazla yapılacak meslek deÄŸil” denirdi. yoksa beyinler sütlaç olur ki bende o belirtileri baÅŸ göstermiÅŸti.
bu yüzdendir ki çok üzülürüm, müşteri temsilcisine kıyamam, onlara bolca teşekkür ederim. ama malesef bankaların salakça sistemleri çoğu zaman insanı delirtebiliyor. ve insan delirdiği zaman karşısına o zavallı, masum, garip mi garip müşteri temsilcilerini çıkartıyorlar. bankaların kalleş sistemleri işte.
zaten yazımı dikkatli okursan, derdimin telefonun ucundaki insanlar değil de bankanın kendisiyle olduğunu görebilirsin. kızma sen, üzülme; yerim ben o müşteri temsilcilerini, canlarım onlar benim.
Yorum Yap;




